Neolitik Döneme Ait Taş Aletlerdeki Huş Zifti Kalıntıları İncelendi!
Araştırmacılar, 30 adet huş ağacı zifti örneğini inceleyerek 6 bin 300 yıl öncesine ait göl kıyısındaki yerleşimlerden topladı. Bu örneklerden 12’si doğrudan çiğnenmiş ve insan DNA’sı ile ağız mikrobiyotası kalıntıları bulunmuştur. Bazı kalıntılarda ise keten tohumu ve haşhaş DNA’sı da tespit edilmiştir. Ancak haşhaşın kullanım amacı hala belirsizdir.
Yapıştırıcı Olarak Kullanılmış!
Araştırmacılar, huş ziftinin sadece sakız olarak değil; aynı zamanda yapıştırıcı madde olarak da kullanıldığını keşfetmiştir. Neolitik halk, taş aletlerde sap takmak veya kırık çömlekleri onarmak için bu maddeleri kullanmıştır. Ilginç bir şekilde, bu işlemlerde kullanılan zift parçalarından elde edilen DNA’nın, cinsiyet ve yapılan işler hakkında ipuçları sunması dikkat çekicidir.
Taş aletlerdeki ziftlerde genellikle erkek DNA’sı, çömlek onarımlarında kullanılanlarda ise kadın DNA’sı bulundu. Bu durum, ziftle çalışmanın cinsiyete göre iş bölümü yapıldığını düşündürmektedir. Araştırmaya göre, ziftin çiğnenmesi, yumuşatıcı etki göstererek işlenebilir hale getirmek için önemli olabilir. Ancak çiğnenen zift, tükürükle karıştığında yapıştırıcı özelliğini kaybeder ve tekrar ısıtılmadan eski işlevini kazanmaz.
Huş zifti, bilinen en eski sentetik malzeme olarak kabul edilmektedir. Sağlık amaçlı çiğnendiği düşünülen huş ziftinin antimikrobiyal özellikleri olduğu bilinmektedir. Bugün, bu tür arkeolojik buluntular oldukça nadir olduğundan, o döneme ait insan kalıntılarını anlamak için büyük fırsatlar sunmaktadır.