Eğitim Komşudan sevgilerle 28. Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nden Yunanistan’ı biraz daha yakından tanımak isteyenler için beş manidar belgesel. Hakan Kaplan 6 Nisan 2026 Memleketlerindeki geçim derdinden ötürü geçen asırda göç etmek zorunda kalmış savaş yorgunu Yunanistan vatandaşları arasında müzisyen Yorghos Kaçaros da vardı. Mütevazı köklerinden kaynaklanan samimiyetle ABD’de geniş kitleler tarafından sevilecek, çok uzun seneler sürecek parlak bir müzik kariyeri yapacak; rebetiko müziği komşuda tekrar değere bindiğinde de memleketine dönüp şanlı konserler verecekti. Gurbetteki soydaşlarını sanatıyla sarmalayan, vatan hasretiyle yanıp tutuşanlar için teselli misyonunu üstlenen, ABD’de devşirilmiş adıyla “George Katsaros” hakkındaki Bir Zamanlar Amerika’ya Vardım ( Στην Αμερική σαν πήγα/ Once Upon a Time I Reached America) belgeseli seyirciyi 94 dakika boyunca zarafetle maziye sürüklüyor. Angelos Kovotsos ’un imzasını taşıyan 2025 Yunanistan yapımı film geleneksel televizyon belgeseli formatında olsa da seyirciyi geniş spektrumuyla muhakkak ki ikna ediyor. Muhtelif arşiv görüntüleri, Kaçaros’un eserlerini günümüzde yorumlayan müzisyenler, röportajlar, yapay zekâyla canlanan eski fotoğraflar ve daha birçok malzeme akıcı bir senaryoda harmanlanıyor. Topraklarından çok uzakta yaşamak zorunda kalanların yarattığı kendine has dünya müzikal yaratıcılıkta da kendini gösterirken Yunanistan diasporasının ABD’deki gücünün ne kadar sağlam temellere oturduğunu teninizde hissedeceksiniz. Geçenlerde Donald Trump ’ın Yunan adlarını en isabetli şekilde telaffuz etmek için akla karayı seçtiği Beyaz Saray’daki Yunanistan Bağımsızlık Törenindeki konuşması, komşunun ABD’deki halen süren köklü gücünün bir ispatı daha sayılmaz mı? Nazilere muhalefet edenler Almanya ve Avusturya’da Adolf Hitler ’in gazına gelmeyerek Nazilere muhalefet edenler otoriter rejim tarafından yakalanıp Yunanistan’a asker olarak yollanmıştı. Ceza Fırkası “999” ( Πειθαρχική Μεραρχία “999”/The Strafdivision “999”) adlı belgesel işgal yıllarında yalnız Nazi Almanyası ordusundan kaçmakla kalmayıp Yunanistan Bağımsızlık Savaşı’nda gerillaların tarafına geçen unutulmaz kahramanlara odaklanıyor. Yönetmen ve senaryo hanesinde Kostas Stamatopulos adını gördüğümüz 2025 Yunanistan yapımı 91 dakikalık çarpıcı belgesel Selanik dışında Yunanistan’ın muhtelif kentlerinde de seyirciyle buluştu. Klasik tarih belgeseli formatında çekilmiş olsa da filmin içeriği seyirciyi kolaylıkla ele geçiriyor; işgal sonrası iç savaşla çalkalanmış Yunanistan’da tabu muamelesi gören gerilla direnişi tekrar gözümüze sokuluyor. Arşiv filmleri dışında Yunanistan’la bağını koparmamış özgürlük savaşçılarıyla yapılmış röportajlar, Hitler rejiminin hastalıklı zihniyetine teslim olmadan siyasi görüşünü sonuna kadar savunanlara bizi hayran bırakıyor. Almanya’nın bölünmesinden sonra her ne kadar Doğu Almanya Nazi karşıtlarının değerini bilip yüceltse de Batı Almanya’da yaşayan mevzubahis direnişçilerin kimliklerini saklamasının tavsiye edildiğini öğreniyoruz. Ne de olsa asker kaçağı olmak çıkmayan bir leke muamelesi gördüğü gibi Batı Almanya’nın Nazi mazisiyle yüzleşmekte gecikmesi ve tam manasıyla kadrolarını temizlememiş olması muhaliflerin dışlanmasına yol açmış. Kadın direnişçiler Yunanistan’ın iç savaşından sonra halka empoze edilen, Birleşik Krallık ve ABD destekli milliyetçi iktidarlar sırasında kadınlar siyasi mücadelede aktif olmayı sürdürdüler. Kadın savaşçılar – 3. Bölüm 1960-1974 ( Γυναίκες μαχήτριες μέρος Γ ’ 1960 1974/Women Fighters 3rd Part 1960-1974) adlı belgesel Leonidas Vardaros imzasını taşıyor. 2026 Yunanistan yapımı 80 dakikalık belgeselde, 1960 senesinden itibaren kadınların da mühim rol oynadığı muhalefet hareketinin güçlenmesiyle, belirli bir ifade ve örgütlenme hürriyetinin elde edildiğini de görüyoruz. Baskıcı rejimin duruma sertlikle müdahalesi dışında rejim bekçileri tarafından kadınlara cinsel ayrımcılık yapılmış olduğunu da öğreniyoruz. Akabinde özgürlük hareketi