Kurtlar Vadisi’nin ‘Eşref Bey’i Binicioğlu: AK Parti’den tek tuşla ayrıldım

ANKARA– AK Parti’nin eski Yalova Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu, kısa süre önce katıldığı Demokrat Parti’de (DP) genel başkan yardımcılığı görevine getirildi.

Kuruluşundan bu yana yer aldığı AK Parti’den 2019 yılında sessiz sedasız istifa ettikten sonra siyasete üç yıl ara veren Binicioğlu, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın davetiyle aktif siyasete yeniden dönme kararı aldı.

Kamuoyunun uzun yıllar ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisindeki ‘Eşref ve Sami Bey’ rolleriyle hatırladığı Binicioğlu, inşaat mühendisliğiyle başlayan kariyerinin politika ve oyunculuğa evrilişi ile AK Parti’den kopuş sürecini Gazete Duvar’a anlattı.

35 yıllık kariyerinde “İnşaat mühendisliğini de oyunculuğu da siyaseti de çok sevdim” diyen Binicioğlu, “Hiçbirini diğerinden ayıramam. Her birinin tecrübesi, hikâyesi başka…” dedi.

Siyasi hayatının en uzun dönemini AK Parti saflarında geçiren Binicioğlu, partiden kopma sürecini “Bir gece e-Devlet’e girerek AK Parti’den tek tuşla ayrıldım” diye anlattı. Barbaros Binicioğlu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar şu şekilde:

Siyasi hayatınız Doğru Yol Partisi ile başladı, sonrasında AK Parti’ye geçtiniz. Bu geçiş süreci nasıl oldu?

Doğru Yol Partisi’nin davetiyle 25 yaşlarında siyasete girdim. Yaklaşık 10 yıl DYP’de siyaset yaptıktan sonra yaşanan bir anlaşmazlıktan dolayı o dönem ayrıldım. Partiden ayrıldıktan sonra Fazilet Partisi, Yalova Çiftlikköy’den belediye başkan adayı olmamı önerdi. Aday oldum ancak seçimi kazanamadım. Sonrasında 2002 yılında AK Parti kuruluyordu ve ben de çalışmalarının içinde bulundum. Sonra Yalova Belediye Başkan adaylığını teklif ettiler. 2004 yılında o seçimi kazandım ve 2009 yılına kadar belediye başkanlığı yaptım. 2009 seçilerine yeniden girdim ancak kazanamadım.

O dönem AK Partili bir aday olarak Demokrat Parti’den seçime giren adaya karşı kaybetmiştiniz. Bu durum ne hissettirdi?

Tabi burada komik bir durum söz konusu. Ben Demokrat Parti’den AK Parti’ye geçtim. Seçimde de DP’den bir aday bana karşı kazandı. Seçimden birkaç ay sonra da kendisi AK Parti’ye geçmişti. Sonraki seçimde AK Parti’den kaybetti. Ben de şimdi yeniden DP’deyim.

‘OYUNCULUĞU VE SET ORTAMINI SEVDİM’

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde ‘Eşref’ karakteriyle oyunculuğa adım atmanız da bu dönemde mi gerçekleşti? Oyunculuk merakınız hep mi vardı yoksa ani bir karar mıydı?

Aslında benim oyunculuğa ilgim yoktu. O dönem Suriye-Irak bölgesine çok gidip geliyordum. Suriye iç savaşının başlamak üzere olduğu dönemler. Kurtlar Vadisi Pusu dizisi de o dönem güncel konuları işliyor. Bir gün dizinin yapımcısı ile karşılaştık ve bana Suriye ile ilgili bir bölüm çekmeyi teklif etti. Bir sahne çekildi ve sonrasında devam etti. Tam 4 sezon Eşref ve Sami Bey karakteri ile Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde oynadım. Daha sonra da 12 bölümlük bir Cesur Yürek dizisi deneyimi var. Oyunculuğu ve set ortamını çok sevdim.

‘AİLECEK SANATLA İLGİLİYİZ’

Eşiniz Feride Binicioğlu da ressam. Eserleri yurt içi ve yurt dışında çeşitli koleksiyonlarda yer aldı. Resme de ilginiz var mı?

Eş durumundan resimle ilgileniyorum ama eşim Feride Binicioğlu’nun yanında amatörüm tabi. Biz ailecek sanatla ilgiliyiz aslında. Kızım doktor ancak heykeltıraşlık yapıyor.

‘RANT ORTAYA ÇIKTI, AK PARTİ İDEALLERİNDEN KOPTU’

Kurtlar Vadisi serüveni bittikten sonra 2014 ve 2019 yıllarında belediye başkanlığı için AK Parti’den yeniden aday adayı oldunuz ama aday gösterilmediniz. AK Parti’den kopuşunuz o süreçte mi başladı?

AK Parti’nin içerisine inanarak girdim. Demokratikleşme, özgürlük iddiasıyla bir çıkış yakaladı ve kuruluş felsefesi iyiydi. Ama zamanla kuruluş felsefesinden uzaklaşmaya, kadroları değişmeye başladı. AK Parti’nin ideallerinden kopuş süreci bana kalırsa 2009–2010 yıllarıdır. O yıllarda rant ortaya çıkmaya başladıkça parti kendi ilkelerinden kopmaya başladı. Ben de yeni dokuya uyum sağlayamadım ve bir gece e-Devlet’e girerek AK Parti’den tek tuşla ayrıldım. Aşağı yukarı 3 sene önce AK Parti’den ayrıldım. Herkes yeni ayrıldım zannediyor ama ben sessiz sedasız ayrıldım, deklare etmedim.

Sonrasında da Demokrat Parti’ye geçtiniz.

AK Parti’den ayrıldıktan sonra bir süre siyasete mesafe koydum. Kendi inşaat işlerim vardı; onlarla ilgilendim. Daha sonra Demokrat Parti’nin Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın davetiyle aslında özüm olan partime geri döndüm. Yani başladığım yere geri döndüm denebilir.

‘YOLSUZLUKLAR SİYASETİ FİNANSE EDİYOR’

AK Parti’de 5 yıl belediye başkanlığı yaptınız. Şu anda da Demokrat Parti’de Yerel Yönetimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısısınız. Az önce rant mekanizmasından bahsettiniz. Siyasi iktidar yerel yönetimleri nasıl kullanıyor. İhaleler nasıl dağıtılıyor?

Kendi belediyem özelinde ne ranta izin verdik ne de yolsuzluğa. Başkanlığım döneminde ihale komisyonlarına hiç girmedim. Her zaman basını davet ederek ihaleleri yaptık. Ben 2003 yılında imar rantlarının devlete kazandırılması konusunda bir kanun teklifi hazırlamıştım. O zaman anladım ki imar rantları, yolsuzluklar siyaseti finanse ediyor. Hatta o zaman birisi bana “Sen herhalde bir daha başkan olmak istemiyorsun” dedi. Yolsuzluk sadece belediyelerde değil, bizim bölgemizde yolsuzluk var.

‘AK PARTİ YOZLAŞTI; ÇEKİLMEYİ BİLMEK GEREKİR’

AK Parti’de 20 yılda neler değişti. 20 yıl önceki AK Parti ile bugünkü AK Parti’yi karşılaştıracak olursanız neler dersiniz?

2002 yılında AK Parti’ye katılırken neysem bugün de aynı yerdeyim ama bugün AK Parti orada değil. Ben AK Parti’ye karşı olan bir ittifakın içinde değil, Türkiye’nin geleceği için bir araya gelmiş altı partinin olduğu ittifakın içindeyim. Ben AK Parti’nin içindeyken en çok neye üzüldüm biliyor musunuz? İstanbul Teknik Üniversite’nde okurken 12 Eylül ihtilali olmamıştı henüz. Biz okula polis araması eşliğinde girerdik. Her yerde polisin olduğu, aramanın olduğu bir baskı döneminden geçtik. Bugüne geldiğimizde İstanbul’da başlayan Gezi olayları sırasında da ben o dönemleri gördüm. Demokrasi, özgürlük iddiaları Gezi olayları ile tükendi. AK Parti’nin bugünkü durumu yozlaşmadır. Şu anda AK Parti’de kalanların ya korkuları vardır ya maddi beklentileri. Ülke siyaseti kurumsal değilse çok fazla iktidarda kalınması, liderlerin koltuğu bırakmak istememesi o partiyi yozlaştırır. Çekilmeyi bilmek lazım.

‘GEZİ’DE VERİLEN CEZALAR KORKUNUN TEZAHÜRÜ’

Gezi Parkı’ndan bahsetmişken önceki gün Gezi Parkı davasında ağır cezalar verildi. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gezi Parkı davasında verilen cezalar bir korkunun tezahürü, doğru olmadı. Uluslararası arenada bu kararlar Türkiye’yi itibarsızlaştıracak.

2023 seçimlerine Demokrat Parti, Millet İttifakı ile gidiyor. Seçim sonucuna ilişkin tahminleriniz nelerdir?

Türkiye’de önümüzdeki seçim bir normalleşme seçimi. Bu yönde de siyasi parti liderleri altılı ittifak kurdu. Bu ittifakın seçime kadar sağlam bir şekilde gitmesi ve iyi bir aday çıkarması lazım.

‘KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞINDAN MEMNUN OLURUZ’

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP lideri Kılıçdaroğlu ve belediye başkanlarının adı geçiyor. Bu konuda ne tür ihtimaller konuşuluyor?

Kemal Kılıçdaroğlu insan olarak çok iyi bir insan. Eğer ittifak belirlerse Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığından memnun oluruz. Tabi gönül ister ki Gültekin Uysal aday olsun ama bu tamamen altılı masada belirlenecek bir konu.

Kariyeriniz boyunca inşaat mühendisliği yaptınız, oyunculuk yaptınız, siyasetin içinde oldunuz. Sizi en çok tanımlayan meslek nedir?

Siyasetle oyunculuk arasında pek de bir fark yok. Siyasetçiler de oynuyor aslında. Bir bakıyorsunuz Türkiye şu anda büyük bir dizinin içerisinde ve bütün kanallarda oynuyor dizi. Biz siyasetçiler de kimimiz iyi rolde kimimiz kötü. Ama ayıramam; hepsini sevdim ben. Mühendisliğimi de sevdim, politika hayatımı da sevdim, dizi oyunculuğunu da sevdim.

‘OYUNCULUK TEKLİFİ VAR’

Yine teklif gelirse oyunculuk yapmak ister misiniz?

Geçtiğimiz günlerde Kurtlar Vadisi benzeri bir diziden teklif geldi ama genel başkan yardımcısı olmamdan kaynaklı nasıl olur diye düşünüyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*